Ahmet

Ahmet Tanrıverdi

Yazar

Ahmet Tanrıverdi, 1944, İstanbul, Büyükada doğumlu.

İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde İşletme okudu.

Matbaacılık, reklamcılığın yanı sıra son 30 yıldır meyhanecilik yapıyor.

Evli ve bir kız çocuğu olan Ahmet Tanrıverdi bilhassa ada kültürüyle ilgili makaleler ve kitaplar yazmaktadır. Kitapları sırasıyla şöyledir:

 

Zaman Satan Dükkan, Litaratür yayınları, 2003

 

Büyükada’dan insan manzaraları kavlı vasil, padre, balıkçı, karlo, gogo, marangoz cimo, patera’nın takımı ve çarşı..

.

Süryaniler ve Süryanilik, Ahmet Taşgın, Canan Seyfeli ile beraber, Orient Yayınları, 2005

 

Sosyal dini bir topluluk olarak Süryaniler konusunda Türkiye’nin akademik birikimini bir araya toplayıp sunmayı hedefleyen bu çalışma, kapsamını; daha önce yayınlanmış makale ve bildirileri de kapsayacak şekilde geniş tutmuştur. Bu çerçevede konu ile ilgili mevcut çalışmalardan hareketle ilgili bütün akademisyenlere ulaşılarak yürütülen çalışmaya katkıları talep edilmiştir. Birkaç istisna ile bütün akademisyenler, takdirle karşıladıkları bu çağrıya olumlu cevap vermiş ve kıymetli çalışmalarıyla bu eserin ortaya çıkmasına katkı sağlamışlardır.

 

Büyükada’nın Solmayan Fotoğrafları, Everest Yayınları, 2006

Solmuş bir fotoğrafta gördüğümüz insan, “sadık yari” toprağa kavuşunca sonunda kemik oluyor. Aynı fotoğraftaki eşyaların çoğu ise, zaman içinde enkaza dönüşüyor veya yok olup gidiyor. Ama fotoğraf… O, yok olan insanı da, eşyayı da nesillere taşıyarak yaşatıyor. O fotoğrafa iyi bakmak, iyi okumak, iyi yorumlamak gerekir. Akıp giden hayatlar da bir çeşit fotoğraf değil midir?

Siz ister figür, ister şekil, ister karalama, ister resim deyin ama ben, “ben” dediğimiz şey bilinsin, unutulmasın, yaşasın ve nesilden nesile taşınsın diye Büyükada ‘nın Solmayan Fotoğrafları adını yakıştırdığım anılarımın altyazıları okunsun istedim.

Büyükada’nın Solmayan Fotoğraflarında yer alıp altyazılarında adı geçenler ile Adalar’da ve dağıldıkları dünyanın her yanında, yüreklerinde eksilmeyen Ada sevgisiyle yaşayan Adalılara kitabımı armağan ediyorum.
Fıstık Ahmet (Tanrıverdi)

Ay’ Yorgi Rehberi, Adalı yayınları, 2007

Ay’ Yorgi Rehberi, Adalar Vakfı-Adalı Yayınları’nın ilk rehberi.
Diğerleri de sırada. Birkaç ay içinde, Adalar Rehberi, Adalar Haritası da yayımlanmış olacak. Yıl sonuna kadar rehber sayısının 10’u bulacağını umuyoruz.

Atina’daki Büyükada, Adalı Yayınları, 2007

 

“…Kitabı okurken sayfalar dolusu canlı tanıklıklarda insan yüreklerinin sıcaklığını duyumsayacak, kimi kez buruk bir siteme, kimi kez yakıcı bir yurt özlemine, kimi kez mizahla karışık bir kabullenişe ortaklık edeceksiniz… Bu tanıklıklarda, Büyükada tarihi bir kez daha, günlük yaşam olgularından 1955, 1964 ve 1974’ün acı deneyimleri boyunca bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçiyor. Yazma ustalığı eğer bilgi birikimi ve gözlem yeteneğini anlatım akıcılığını birleştirmek ve bu yazarlık harcına yüreğinizdeki içtenliği de katabilmekse, Ahmet Tanrıverdi ilk üç kitabının doğal uzantısı olan bu son kitabında da bu ustalığın seçkin bir temsilcisi olarak okur karşısına çıkıyor…”
Ataol Behramoğlu, Haziran 2007

 

 

 

Hoşçakal Prinkipo, Litaratür yayınları, 2008

 

Ahmet Tanrıverdi, Türkü, Rumu, Ermenisi, Yahudisi ve Levanteni ile kendi halinde ve kardeşçe yaşayan bu ada insanlarının gündelik yaşantısını ve esprilerini ilk kez günışığına çıkarmaya devam ediyor.

Esprileriyle, hüzünleriyle, anılarıyla Büyükada′nın ilginç insanları söz alıyor bu kitapta….

1940′lı yıllarda farklı kökenden ve adada efsane olmuş sıradan insanlardan oluşan yakın tarihimizin kimi olayları günışığına çıkıyor.

Aleti Bulamadık * Oyunlarımız ve Oyuncaklarımız * Lisede Satış Kooperatifi * Palamut * Bir Saat Ders Ücreti On Lira Bir Aylık Ev Kirası Otuz Lira * İğneyi Kendime Batırmalıyım * Gece Kalacak mısınız? * Haçik * Kasap Daçi * Kriye Kosta Ben ′′O′′ Çocuğu muyum? * Kabristanda Bayramlaşma * Bir Zamanlar Bunlarla Ev Geçindiriliyordu * Bu Çocukta Çok İnsanın Emeği Var * Mantar Rahmi * Gitar Hocası * Saksafon Sana Bir Şey Yaptıığ? * Burun Niko, Ağnadın mı Stefo Ve…* Sinemalarım * Masonik Simgeli Köşkler Ve…* Büyükadalı Troçki * Vapurlarımız Seyrederdi Derya Üzre * Hoşçakal Prinkipo

 

Prinkipo Mezeleri, Alfa Yayınları, 2017

Fıstık Ahmet, Prinkipo’nun yaşayan rengidir. İstanbul’un denize açılan son kapısında yıllarca kendi ülkesinde mülteci muamelesi görenlerin tarihçisidir.
Fatih Çekirge, Hürriyet

Adalıların sevdiği insan Fıstık Ahmet yeme içme işini iyi bilir. Kitabı okumak yetmez, onun adadaki mekanı Prinkipo’da yaşamak lazım.
Yalım Eralp, Emekli Büyükelçi

Kitaplarında Büyükada’nın yok olup gitmiş renklerinin izini sürdü hep Fıstık Ahmet. Bir tadın insanları ‘geçmiş zamanın izine’ düşürebileceğini en iyi bilenlerden birisi o. Ve hazırladığı mezelerle işte tam da bunu yapıyor.
Sebati Karakurt, Hürriyet

Göç etmiş eski Prinkipo’lu olan herkese adaya döndüklerinde sıcacık bir ortam sunabildiği için,ada tarihinin en dürüst şahitlerinden biri olduğu için, hepimize örnek ve yol gösterici olduğu için sayın Ahmet Tanrıverdi’ye çok teşekkür ediyorum.
Meri Çevik Simyonidis, İstanbul’um Tadım Tuzum Hayatım’ın yazarı

Fıstık Ahmet’in mezeleriyle çiçekler, yağmurlar, karlar, fırtınalar, kahkahalar yaşadık. Prinkipo’da uzaklara bakıp kadehlere buse kondurduk. Elinizdeki sahifelerden koca hayatlar kalacak gelecek zamanlara. Heyecanla, muhabbetle kurulmuş sofraların lezzeti gönlüne sağlık usta! Var ol!
Uğur Yücel

 

Barba’nın Mezeleri, Alfa Yayınları, 2017

Fıstık Ahmet, bir yaşam ve dil ustası olduğu kadar “İstanbul mezeleri, çilingir sofrası ve rakı adabı” ustasıdır da. Bu sözcükleri alt alta koyup topladığımda çıkacak olan sonuç, yaşama kültürü dediğimiz şeydir. Görgüsüzleşen toplumumuzda bu kültür yaşamalı ve yaşatılmalı. Hiç abartısız söylediğime inanın. “Barba’nm Mezeleri” benim başucu kitaplarımdan biri olacak.

Ataol Behramoğlu

Dünya yalnız lezzet felsefesi üstüne kurulmuş olsaydı, Barba Ahmet’in dünyasında mutsuz insan olmayacaktı. Bizim duygularımızı küçük tabaklara şiir gibi bölüştüren Ahmet Tanrıverdi, çoktandır “nerededirler şimdi” dediğimiz lezzetlerle ortak hasretimizi gideriyor. Tatması kadar okuması da lezzetli bu reçetelerde mutlu bir dünya var.

Mesut Yar

Fıstık Ahmet diyor ki: “Rum Meyhanesi yoktur, Rum Meyhaneci vardır!” Rum meyhanecilerin işyerleri ise İstanbul Meyhanesi’dir. İçinde Türk, Rum, Ermeni, Yahudi, her mutfağın lezzeti bulunmaktadır.

Nazım Alpman

Rakı, meze ve çilingir sofrası üzerine, birikimlerini aktardığı bu kitap, Ahmet Tanrıverdi’nin sayfalara dökülmüş keyif yolculuğunun önemli duraklarından biri.

Halim Bulutoğlu